Sağlık

Doç. Dr. Hikmet Uçgun, 10 bin adım hedefinin zorunlu sağlık eşiği olmadığını söyledi

Atlas Üniversitesi'nden Doç. Dr. Uçgun, 10 bin adım hedefinin zorunlu sağlık eşiği olmadığını, 7 bin adımın bile önemli sağlık kazanımlarıyla ilişkili olduğunu belirtti. Hareketin yaşa ve sağlık durumuna göre kademeli artırılması gerektiğini, her adımın değerli olduğunu vurguladı.

2 Ekim 20265 dk okuma0 yorum
Doç. Dr. Hikmet Uçgun, 10 bin adım hedefinin zorunlu sağlık eşiği olmadığını söyledi
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun, her adımın sağlık için yararlı olduğunu belirterek, hareket miktarının kişinin yaşına, sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine göre kademeli olarak artırılması gerektiğini vurguladı.Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç.

Dr. Uçgun, 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında değerlendirmelerde bulundu.Uçgun, hareketin sürdürülebilir bir yaşam alışkanlığına dönüştürülmesinin önemine dikkati çekerek, Dünya Yürüyüş Günü'nün fiziksel aktivitenin sağlığın korunmasındaki önemini hatırlatması açısından oldukça değerli olduğunu belirtti.Teknolojinin hayatı kolaylaştırmasıyla günlük hareket miktarının giderek azaldığına işaret eden Uçgun, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, yetişkinlerin yaklaşık üçte biri önerilen fiziksel aktivite düzeylerine ulaşamıyor.

Fiziksel hareketsizlik ise kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri başta olmak üzere birçok kronik hastalık açısından önemli bir risk faktörüdür." ifadelerini kullandı.Uçgun, fiziksel aktivitenin değerlendirilmesinde yalnızca adım sayısına odaklanılmaması gerektiğini aktararak, yürüme hızı, dayanıklılık, denge, kas kuvveti ve günlük yaşam aktivitelerinin bağımsız sürdürülebilmesinin de önemli olduğunu vurguladı."Günde 10 bin adım" hedefinin bilimsel olarak belirlenmiş zorunlu bir sağlık eşiği olmadığını ifade eden Uçgun, şunları kaydetti: "2025'te The Lancet Public Health'te yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz, günde yaklaşık 7 bin adımın bile önemli sağlık kazanımlarıyla ilişkili olduğunu gösterdi.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Bu nedenle kişilere '10 bin adımı tamamlayamadıysanız yaptığınız yürüyüşün anlamı yok' mesajını vermemeliyiz. Tam tersine, her adım değerlidir. Örneğin günlük 3 bin adım atan bir kişinin önce 4 bine, ardından 5 bine çıkması bile anlamlı bir ilerlemedir.

Hedef kişinin yaşına, sağlık durumuna, fiziksel kapasitesine ve mevcut aktivite düzeyine göre bireyselleştirilmelidir."Düzenli yürüyüş kalp sağlığından ruhsal iyiliğe kadar birçok alana katkı sağlıyorUçgun, yürüyüşün basit görünmesine rağmen insan vücudunda birçok sistemi aynı anda çalıştıran önemli bir fiziksel aktivite olduğunu vurgulayarak, düzenli ve uygun tempoda yapılan yürüyüşün kalp ve dolaşım sisteminin daha etkin çalışmasına, kardiyorespiratuar kapasitenin geliştirilmesine, kas kuvveti ve dayanıklılığının korunmasına, eklem hareketliliğinin desteklenmesine ve vücut ağırlığının kontrolüne katkı sağladığını aktardı.Yürüyüşün faydalarının yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı olmadığını belirten Uçgun, "Düzenli fiziksel aktivitenin uyku, bilişsel fonksiyonlar, ruhsal iyilik hali ve yaşam kalitesi üzerinde de olumlu etkileri bulunuyor, depresyon ve anksiyete belirtilerinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor." değerlendirmesini yaptı.İleri yaşlarda hareketlilik ve bağımsızlığın korunması açısından önem taşıdığını kaydeden Uçgun, şöyle devam etti: "Fizyoterapist gözüyle baktığımızda burada önemli olan yalnızca 'kaç adım attığımız' değil, kişinin hareket kapasitesini koruması ve geliştirmesidir.

Yürüme hızı, dayanıklılık, denge, kas kuvveti ve günlük yaşam aktivitelerini bağımsız sürdürebilme yeteneği sağlıklı yaşlanmanın önemli bileşenleridir."Uçgun, yürüyüşün kişinin mevcut fiziksel kapasitesine uygun olması gerektiğini belirterek, uzun süredir hareketsiz olan kişilerin bir anda yüksek adım sayılarına veya uzun mesafelere ulaşmaya çalışmak yerine süreyi, mesafeyi ve tempoyu kademeli artırmasını önerdi.Yürüyüş sırasında rahat ve uygun ayakkabıyla hava koşullarına uygun kıyafetlerin tercih edilmesi, özellikle sıcak havalarda yeterli sıvı alınması gerektiğini belirten Uçgun, "Yürüyüş öncesinde birkaç dakikalık düşük tempolu başlangıç, sonrasında ise temponun kademeli olarak düşürülmesi vücudun aktiviteye uyum sağlamasına yardımcı olur." tavsiyesinde bulundu.Daha hareketli bir yaşam için egzersizin yalnızca spor salonunda yapılan bir aktivite olarak görülmemesi gerektiğini belirten Uçgun, hareketin günün tamamına yayılmasının önemine dikkati çekti.Uçgun, Dünya Sağlık Örgütünün yetişkinler için haftada en az 150-300 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktiviteyi ve haftada en az iki gün büyük kas gruplarını içeren kuvvetlendirme egzersizlerini önerdiğini aktararak, "Günlük yaşamda küçük değişiklikler zaman içerisinde önemli bir hareket miktarı oluşturabilir.

Asansör yerine merdiven kullanmak, kısa mesafelerde araç yerine yürümek, toplu taşımadan bir durak önce inmek, telefon görüşmelerini mümkünse yürüyerek yapmak, öğle arasında kısa yürüyüşler gerçekleştirmek ve uzun süre masa başında çalışanların düzenli aralıklarla ayağa kalkarak hareket etmesi uygulanabilir yöntemlerden bazılarıdır." değerlendirmelerinde bulundu.

#Ekonomi#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.